Benim hayatımdan Nursel diye bir kız geçti...
Nursel ile 2000 yılında Darphane’ de bir sergi için buluşup yanyanayken -sonradan hep okuyalım diye- birbirimize yazdığımız mektuplardan
bende olanın bir böLümü:
“ mektup yazasım geldi kaç defa
Sonra
Kalemin ucuna takıldı kelimeler
Zaman geçti, çok zaman geçti
Geçtikçe bunca ?
Ben korkar oldum bu aralıktan
Tedirgin eden yokluğu
Yanyana gelemeyişimizin
Ama
Özlem
-hem üzen hem de güldüren anımsadıklarımla-
Toplamı
Kocaman bi sevgi
Işıltısı geçmiş günlerin
Kısa da olsa severim ben buluşmaları
Ve özlemiş gözleri...
Hep hatırlayalım diye
-bazen de unutmak için- biras
Bu kısa buluşma notları...”
....
Onbir yıl sonra kendisine yazılmış; karşılıksız yeni mektubumdur:
Bu kısa buluşma notları ev ev gezer benimle
O temmuz günü daha dün gibi..
Hava güneşli, mekan mistik, sen ışıltılı...
Parasını, son kuruşuna kadar insanları ve kedileri mutlu etmek için harcayan ve
Bu sebeple eve dönüşte yürümek zorunda kalan sen...
Sürekli düşünen, fikir üreten kırmızı kahküllü saçlarının arkasındaki beyin...
Onu tanıyan herkesin en az bir kere peşinden gitmek istediği enerji...
Gürül gürül akan bir ırmak...
mart 2010, heybeliada
Bir yıl önce heybeliada da denize kavuştu ...
03 mart 2011